Aromalı Filtre Kahveler Hakkında Her Şey!

816 0
816 0

Güne mis gibi bir kahve kokusuyla başladığınızı düşünün. O günün kötü geçmesi ihtimal dâhilinde olabilir mi? Aromalı filtre kahveler ile başlayan bir günün daima pozitif ve enerjik geçeceğine inanırız. Belki biraz da bu yüzden her gün kahve tüketmeye dikkat ediyor, misafirlerimize ikram ediyor, enerjimizin düştüğü her an ona sarılıyoruz. Her ne kadar Türk kahvesi kültürümüz gelişmiş olsa da filtre kahve seçenekleri son dönemde favori içeceğimiz haline gelmeye başladı. Farklı aromalarla tatlandırılıyor olması da bu kahveyi daha çekici hale getirdi.

Kahve dünya genelinde en çok tüketilen içeceklerden biri. Araştırmalar gösteriyor ki günde 2,5 milyara yakın kahve tüketiliyor. Buradan şu sonuca ulaşabiliriz; dünyada her üç kişiden biri her gün kahve tüketiyor ve bu ağırlıklı olarak filtre kahve oluyor. Bir çeşit demleme yöntemi ile hazırlanan filtre kahveler, damlalar haline suyun kahve çekirdeklerinden geçmesiyle lezzetli bir kahve içme hazzına erişilmesini sağlıyor. Yoksa bu kadar insan nasıl kahve tutkunu olabilirdi?

Şimdi kendinize bir kahve alın ve yazının devamını okumaya başlayın.

Filtre Kahvenin Farkı Nedir?

Tüketen tüketmeyen, seven sevmeyen herkesin aklındaki soru aslında bu. Filtre kahvenin farkı nedir?

Demleme yöntemi ile elde edilen filtre kahve, taze kahve çekirdeklerinin öğütülmesi ve damlalar halinde suyun içerisinden geçmesiyle elde edilir. Lezzetli bir filtre kahve elde edebilmek için french press kullanmak gerekir. Kavrulmuş kahve çekirdeklerinin doğal aromalarla tatlandırılması sonucunda da aromalı filtre kahveler elde edilir. Yine french press yardımı ile demlenir. Aynı zamanda filtre kahve makinesi de tercih edilebilir. Makinenin içerisinde yer aşan filtreler sayesinde kahve direkt suya geçmez ve bu sayede özü yavaş yavaş ortaya çıkar. Farklı filtre kahve demleme yöntemleri de denenebilir. Özellikle sert bir kahve içerek zihnini açmak isteyenler için filtre kahveler en ideal seçenek olabilir.

Kahve Tutkunlarının Favorisi: Aromalı Filtre Kahveler

Bir kahve tutkunuysanız sade kahvenin yanı sıra aromalı seçenekleri de tatmaktan keyif aldığınıza eminiz. Her ne kadar sabah güne başlarken uyku açmak amacıyla sade ve sert bir kahve tercih ediyor olsanız da gün içerisinde aromalı kahveleri tercih edersiniz. Favori içeceği kahve olanların tutkunu olduğu aromalı kahvelerin başında karamel aromalı kahve geliyor diyebiliriz. Karamelin o enfes lezzetli kahve çekirdeklerinin özüyle bir araya geldiğinde, ortaya çıkan efsane tat ve koku bir an için her şeyi unutmanıza neden olabilir.

Kokuların insanlar üzerinde uyarıcı etkilerde bulunduğu bilinen bir gerçek. Aromalı kahvelerin kokuları da bu konuda en iyi örneklerden biri. Sakinleşmenize, neşelenmenize ya da dikkat kesilmenize olanak sağlayabilecek etkileri bulunan bu kahveler, tercih ettiğiniz aromaya göre ruh halinizi değiştirebilir. Özellikle ofis içerisinde tüketilmek üzere aromalı filtre kahveler tercih edilecekse, fındık ve karamel aromalı seçenekleri değerlendirmenizi öneririz.

Caramel aromalı kahve yanı sıra; irish cream aromalı, swiss chocolate aromalı, french vanilya ve fındık aromalı kahveler de kahve tutkunları tarafından sık tercih edilen seçeneklerin başında geliyor. Sadece evde filtre kahve tüketenlerin değil, 3.nesil kahvecilerde de favori seçenekler olan bu aromalı kahveler, farklı sunumlarıyla da dikkat çekiyor. Hatta bazen bu kahveleri çekici kılan sunumları bile olabiliyor. Peki, bunca insan neden filtre kahve tüketiyor?

Filtre Kahve İçmeniz için 8 Neden!

Sizi daha akıllı hale getirir.

Kahve denince akla gelen ilk şey elbette kafein! Herkes tarafından bilindiği gibi kafein uyarıcı bir madde. Uykumuzu açıyor olmasının sebebi de tam olarak bu. Bir fincan filtre kahve içtikten 45 dakika sonra beynimize kafein ulaşır ve onu harekete geçirmeye başlar. Dopamin ve noradrenalin salgılayan zihniniz sayesinde artık çevreye karşı duyarlılığınız artar ve her şeyi bir kayıt cihazı gibi kaydetmeye başlarsınız. Daha iyi bir gözlemci, daha iyi bir dinleyici haline gelirsiniz. Bu nedenle önemli bir toplantıya girmeden önce bir fincan filtre kahve tüketmenizi öneririz.

Karaciğer kanseri riskini azaltır.

Eğer sık alkol tüketiyorsanız, onun etkilerini telefi edebilmek adına filtre kahve tüketme alışkanlığı edinebilirsiniz. Karaciğer için oldukça faydalı olan kahve, kanser riskini ciddi oranda azaltabiliyor. Ayrıca yapılan araştırmalar kahvenin siroz olma riskini de yüzde 80 oranında düşürdüğünü gösteriyor.

Besin değeri yüksektir.

Kahvenin faydaları düşünüldüğünde bu çoğu zaman gözden kaçan bir şey olsa da besin değerinin yüksek olduğunu bilmenizde fayda var. B2, b3 ve b5 vitaminlerini içerdiğini gibi, magnezyum ve potasyum gibi mineralleri de içeriğinde bulunduran kahve, sağlığınız üzerinde olumlu etkiler bırakacaktır. Özellikle sebze ve meyve tüketmekten keyif almıyorsanız, biraz daha kahve tüketmeye yönelmenizi öneririz. Kahve alışkanlığınız yoksa, içimi daha yumuşak olduğu için ilk etapta aromalı kahveler tercihiniz olabilir.

Metabolizmayı hızlandırır.

Belki de kahvenin en bilinen yararı metabolizmanın hız kazanmasını sağlaması. İyi bir yağ yakıcı durumunda olan ve kilo vermek isteyenler için ideal bir yardımcı olarak görülen kahve, birçok kişinin ‘kahve zayıflatır mı’ benzeri sorularına da cevap olabiliyor.

Dopamin seviyesini yüksek tutar.

Dopamin seviyesinin düşük olması Parkinson gibi hastalıkların yaşanmasına neden olabiliyor. Kahvenin dopamin seviyesini yükseliyor olması, bu hastalığa dair riski azaltıyor. Ayrıca dopamin mutluluk verici olduğu için depresyona yakalanma riskini de ortadan kaldırır. Yani kendinizi kötü ve mutsuz hissettiğiniz anlarda aromalı filtre kahveler imdadınıza yetişebilir.

Sakinleşmenizi sağlar.

Kendinizi sinirli ve huzursuz hissettiğiniz anlarda bir fincan kahve tüketmek her şeyin düzelmesine olanak sağlayabilir. Mutluluk ve rahatlık hissi veren kahve, gün içinde kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olacaktır.

Kalbe iyi gelir.

Kahvenin kalp sağlığını olumlu etkilediği artık bilinen bir gerçek. Uzmanlar günde 2-3 fincan filtre kahve içtiklerinde, spor yapmış gibi kalp ve damar sağlıkları olumlu etkilenebiliyor. Her gün yarım saat sabah yürüyüşü yaptıktan sonra üzerine güzel bir fincan kahve tüketmek kalp krizi riskini azaltmanıza olanak sağlayacaktır.

Mutluluk seviyenizi yükseltir.

Kahvenin dopamin seviyesini yükselttiğini söylemiştik. Bu durum direkt mutluluk seviyesinin artmasına da olanak sağlıyor. Uzmanlar günde 2-3 fincan kahve tüketen insanların depresyon yaşama riskini ciddi oranda düşürüyor.  

Yaşantınızı daha keyifli, daha sağlıklı ve zihninizi daha aktif hale getirmek için kahve tüketme alışkanlığı kazanmanızda fayda var. Aromalı filtre kahveler içerisinden damak tadınıza uygun seçimler yaparak kahveyi yaşantınıza dâhil etmeye başlayabilirsiniz.

Bu yazıdaki kategoriler:

Yorum yazın